6.14.2007 | Seyreyle Güzel Kudreti Mevla Neler Eyler
İş yerinde yanımda ki abi Erzurum’lu güzel güzel türküler mırıldanıyor soruyorum kim sölüyor, hemen cevabı veriyor…
Bende direk youtube‘ye giriyorum aratıyorum buluyorum bugün belki 10 belki 15 oldu dinlediğim insanın ruhunu okuşuyor ya harika bir türkü insanın üzerinde ki yorgunluğu atıyor. Kim yazdıysa eline yüreğine sağlık diyim bari buyrun sözleri ve türkünün kendisi…
Seyreyle Güzel Kudret-İ Mevla Neler Eyler
Allaha Sığın Adl-İ Taala Neler Eyler
Canana Gönül Vereli Ben Candan Usandım
Hem Düşeliden Derdime Dermandan Usandım
Suları Şikest Meyleri Kalp Hazreti Haktan
Bir Ane Değin Ettiğim İsyandan Usandım
Meyl Eylemesem Gayrisine Tevbeler Olsun
Bu Ân’e Değin Ettiğin İsyandan Usandım
Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
Her Şam-U Seher Ah İle Efgandan Usandım
Kalmadı Firak Giryesine Sonra Mecalim
Vuslat Dilerem Yarime Hicrandan Usandım
Işk İle Enes Oldı Gönül Geçdi Siva’dan
Ben Sohbet-İ Nas Ülfet-İ Yarandan Usandım
Çün Zerre Vefa Bulmadım İhvan-I Zemandan
Şol Yüzleri Dost Özleri Düşmandan Usandım
Vird Edeyim İsmin Hemen Hayret-İ Hakkın
Kesret İle Ünsiyet-İ İnsandan Usandım
Kuddisi’ye Vahşet Golüben Cümle Siva’dan
Der Her Ne Ki Ağyar Var İse Andan Usandım
6.6.2007 | İclal Aydın - Seni Seviyordum
sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi…
onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
insan hergün anımsar mı aynı gözleri
seni seviyordum ve senin haberin yoktu
saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte…
güldüğün zaman yukarıya bakardın;
yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı…
ne güzeldiler sen bilmiyordun…
ben seni seviyordum…
kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
geri dönüyordu, çoğalarak
senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun
kalp ağrısı oluyordun,
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
cesurduk…
ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller…
ben seni seviyordum sen bilmiyordun…
sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
derken bir gün uzaktan gördüm seni…
saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
kalbimi acıttın her zamanki gibi…
değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi…
2.24.2007 | Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
Yılmaz ERDOĞAN ve Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
Her şey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin uçurtma mesela
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine.
Bir beyaz kağıda
Her şey yazılabilir
Senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
Her şeyden
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden açan soran bere budak yok
Bir şiir istersin
“İçinde benzetmeler olan”
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel bir şey yok
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluk
Her şeyi anlattım
Olan olmayan acıtan sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvanlar değil tüccarlardır
Sen öyle göz
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
Sana şiir yazmak ahmaklıktır
Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır
Her şey olmaya hazır
Sana bakmak
Suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak
Bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allah’a inanmaktır
…
Yılmaz Erdoğan
2.8.2007 | Mazide Kalan Bir Şiir
Bir zamanlar okudugumda beni anlatıyo bu şiir demiştim eminim şimdi bunu bi kaç kişi okuyacak ve aaa bu şiir beni anlatıyo diyeceksiniz ama 2 yada 3 ay sonra hadi len ordan diyeceksiniz…Okuyun Bakalım ne diyeceksiniz
Ansızın kayboldun köşe başında
Zamansız bir deprem koptu bağrımda
Kendimi kaybettim işte o anda
İnan ki dünyayı yıkasım geldi!
Ardına bakmadan gittin o gidiş
Kalbimi koparıp atasım geldi
Bu veda gerçek mi inanamadım
Başımı taşlara vurasım geldi!
2.8.2007 | Bir İnsanı Sevmekle Başlar Herşey
Geçenlerde msn de dalgın dalgın otururken bir arkadaşımın feyzo al len oku diye mesaj geldi bi baktım word dosyası aldım okudum aslında alırken şüphe ettim lan bu trojan olmasın feyzo dikkat et dedim ama yollayan arkadaşın trojan kelimesine pek bi uzak olduğu aklıma geldi….
Her neyse uzatmayayım bu yazı hoşuma gitti herkese tek tek maille yollamıyım beni sevenler zaten sitemi biliyorlar burdan okusunlar dedim buraya yazma gereği hissettim ben çok beğendim bilmem siz beğenecekmisiniz hadi bakalım….
“Bir insanı sevmekle başlar her şey” ama o insanı olduğu gibi sevmek, çevresiyle sevmekse çaba ister.
Çok sevin, asla vazgeçmemecesine sevin, çok sevmekten korkmadan sevin. Korkuyla aşk bir arada olmaz. Korkunun başladığı yerdeyse zaten aşk biter.
Onu çok sevin; güne onunla başlayın. Yanınızdaysa uykudan uyanır uyanmaz “Sevgilim” deyip sarılın. Ya da yanınızda değilse uyanınca aklınıza gelen ilk şey o olsun. Yüreğinizse gün boyunca sadece onun için çarpsın.
Onu çok sevin; pencerenizi açtığınızda onun kokusu girsin içeri. Doğadaki tüm çiçekler sevgiliniz koksun. Çekin içinize, kokusu tüm hücrelerinize yayılsın.
Onu çok sevin; ne zaman aşktan yana bir söz duysanız yüreğinizin telleri titresin, aklınıza hemen sevgiliniz gelsin. “İyi ki onunlayım, iyi ki o var ve iyi ki onu seviyorum” deyin.
Onu çok sevin; rüzgar olsun essin, güneş olsun açsın, yağmur olsun yağsın üzerinize. Bugününüz olsun, yarınınız olsun, her şeyiniz olsun. Siz onsuz olamayın, o da sizsiz. Ağladığınızda, güldüğünüzde hemen yanı başınızda hep o olsun.
Onu çok sevin; kaybetme korkusu sizi deli etsin. “Sen gidersen ruhum da seninle birlikte gider” diyecek kadar çok sevin. Onu her şeyiyle kabullenecek kadar çok sevin.
Onu çok sevin; onsuz geçirdiğiniz her gün kaybınız olsun. Geri dönüp o günleri getirmeniz mümkün değil ama bir sonraki günü inadına iki günlük yaşayın.
Kimi severseniz sevin. Ama çok sevin.
Bir koca yıl var önünüzde ve sevdayı seçmekse sizin elinizde. Aşk bir yere gitmiyor, belki de hemen yanı başınızda sizi bekliyor.
Bu yıl hayatınızda çok seveceğiniz biri olsun; Aşk olsun be aşk olsun