Yoğun ve şiddetli tartışmaların ardından Türkiye yeni cumhurbaşkanını seçti. Abdullah Gül 339 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. cumhurbaşkanı oldu. Hayırlı uğurlu olsun.
Zor oldu, sıkıntılı oldu, gereksiz tartışmalar yaşandı; sonunda millet iradesinin Meclis’e yansıması, karşımıza yeni bir cumhurbaşkanı çıkardı. Bundan sonra ne olacak? Herkesin kafasındaki soru bu. 22 Temmuz öncesinde yaşananlara tekrar geri mi dönülmüş oldu, yoksa kriz ortamı gerilerde kaldı, yeni bir sayfa mı açıldı? Çok net söylemek gerekirse 22 Temmuz seçimlerini doğuran kriz ortamı artık bitmiştir, yeni bir sayfa açılmıştır.
Çünkü o dönemde dile getirilen iki önemli eleştiri vardı. Bunlardan ilki AK Parti iktidarının ve Meclis’in 5. yılına girdiği dönemde giderayak cumhurbaşkanı seçmesinin doğru olmadığı üzerineydi ki buna çok güçlü bir sesle itiraz etmek kolay gözükmüyordu. İkinci büyük itiraz dalgası şuradan geliyor ve şöyle deniyordu: Halk iradesini yansıtmayan bir Meclis yapısı var. Çünkü Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 10 oy barajı yüzünden birçok parti Meclis’e girememiş, neredeyse oyların yüzde 40′ı zayi olmuştu. Şimdi bu iki olay da ortadan kalktı. Halkın büyük bir çoğunluğunu temsil eden bir Meclis var. Ayrıca MHP’de DSP ile birlikte Meclis’e gireceğini beyan etmişti. Artık kriz ortamından bahsetmek yanlış olur. …continue reading this entry.